Özge Kadın İsmi mi?
Kayseri’nin o sıcak yaz akşamlarında, balkonumda bir fincan kahveyle otururken, birdenbire Özge adında birinin hayatıma girdiğini hatırladım. Aslında, bu yazının başlangıcı, bir kadının adının bana ne kadar anlamlı olabileceğiyle ilgili değil. Bu yazı, kaybolmuş duyguların bir tür farkındalığı; hayatımıza girenlerin, yıllar sonra bile içimizde bıraktığı izlerin ne kadar derin olduğunun farkına varmamla ilgili. Ve belki de, “Özge”nin kadın ismi olup olmadığını sorgularken, ben kendi duygusal kimliğimi bulmaya çalışıyordum. Hadi baştan başlayalım.
Bir Adın Ardında Saklı Duygular
O gün, Özge’nin ismini ilk duyduğum anı hatırlıyorum. Bu, Kayseri’nin merkezinde yoğun bir yağmur sonrası sakinleşen bir gündü. Üniversitenin ilk yıllarındaydım. Her şey karmaşıktı: dersler, arkadaşlar, yeni insanlar… Bir anda Özge’yle tanıştım. O kadar tanıdık bir hissiyat vardı ki, sanki hayatımın bir parçasıymış gibi. Gerçekten tanımadığım bir insan, ama anlık bir etkileşimde bile o kadar yakın hissettirdi ki. Zamanla sohbetlerimiz arttı, buluşmalarımız sıklaştı. Birinin adının bu kadar anlamlı hale gelmesi, her şeyin sanki bir şansa bağlı olduğunu düşündürüyordu bana. Özge… Kadın ismi mi, bir soyad mı? Ya da bazen kendi kimliğimizi bulmaya çalışırken, bir isme ne kadar fazla anlam yüklediğimizin bir göstergesi miydi?
İlk tanıştığımızda, adının anlamını sordum. “Özge, bildiğin gibi güzel bir kadın adı,” demişti. Ama o an bir şey hissetmiştim. O kadar doğal bir şekilde söyledi ki, sanki kendisini tanımlarken ismi de bir yansıma gibiydi. Kendi adını anarken, gözlerinde bir ışıltı vardı. “Bunu da nereden biliyorsun?” dedim, şaşkınlıkla. Ama o sadece gülümsemişti. O kadar naifti ki… “Kendim gibi.” dedi, “Bazen adın seni o kadar güzel tanımlar ki.”
Bir Kayıp Umut: Hayal Kırıklığı ve Özge
Ancak, her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi, bizim hikâyemiz de sonlandı. Özge’nin hayatımdan çıkışı, hiç beklemediğim bir şekilde oldu. Bir sabah, mesaj atıp “Bugünlerde görüşemeyebiliriz” demişti. İçimde bir kırıklık vardı, ama neyin yanlış gittiğini anlamadım. Onunla geçirdiğim birkaç haftada, her şey o kadar yoğun ve içtendi ki, duygusal olarak ona bağlanmıştım. Ama sonra, “Özge, kadın ismi mi?” sorusu kafamda dönüp durdu. Çünkü birinin hayatımdan çıkması, sadece onun adını bir kelime olarak görmekle bitmiyordu. O an, Özge’nin benim için ne ifade ettiğini, aslında bir ismin ne kadar güçlü bir duygu yansıması olduğunu fark ettim. Bu ad, onunla geçirdiğim anların, hissettiklerimin bir yansımasıydı. Her şey bir isme bağlıydı aslında. Ve bu isme, öylesine anlam yüklemiştim ki, kaybolmuş bir umut gibi hissediyordum. “Özge” sadece bir isim değildi, bir hatıra, bir kayıp umut, belki de eski bir dosttu.
İçimdeki Boşluk ve Özge
Bir süre sonra, Özge’nin hayatımda artık olmadığını kabullenmeye başladım. Ama içimde bir boşluk vardı. Özge’nin ismi hala kulağımda çınlıyordu. Artık o kadar netti ki, adların bazen bir insanın karakterini, ruh halini yansıttığını düşünüyordum. Özge’nin ismi bana yalnızca bir kadını değil, aslında bir dönemi, bir kaybı, hayal kırıklığını anlatıyordu. Yani, Özge kadın ismi mi sorusunun cevabı aslında bir arayıştı. Bir arayıştı, çünkü zamanla anladım ki, bir isim, bir kadının kimliği, duyguları ve kalbiyle o kadar iç içe geçmişti ki, onun varlığı, sanki hiç yokmuş gibi bir kayboluştu.
O günden sonra, adların gücüne daha çok inandım. Bir insanın adı, gerçekten o insanı tanımlıyordu. Ve bazen, birinin ismiyle oynarken, kaybolmuş hislerin içinde boğuluyorduk. “Özge” de bu şekilde, adını bilmediğim ama çok iyi tanıdığım bir insan olmuştu. O an, bir ismin hayatımdaki anlamını fark ettim. Bu anı yıllarca unutamayacağım, çünkü Özge bir kadının adı olmanın ötesinde, bir duygunun, bir kaybın adıydı. Ama belki de, her kayıp, başka bir başlangıca yol açıyordu.
Sonra Ne Oldu?
İçimdeki boşluk zamanla azaldı. Her şeyin bir sebebi olduğunu düşündüm. Özge’nin hayatımdan çıkışı, bana bir şeyleri öğretmişti. Hayat, bazen insanları karşımıza çıkarır, ama onlar sadece bir süreliğine bizimle olur. Adlar, kimlikler, anılar… Hepsi bir puzzle’ın parçaları gibi. Belki de bir gün, Özge’yi, bu duyguyu tekrar hissettiğimde doğru anı yaşarım. Ama şimdilik, onun ismi, bana sadece bir kaybı, bir fırsatı ve her şeyin geçici olduğunu hatırlatıyor. Özge, kadın ismi mi? Bilmiyorum. Ama bana sorarsanız, bazen bir isim, bir insanın ruhunu, hayatını, bir dönemi anlatır. Belki de asıl önemli olan, bu isme yüklediğimiz anlamdır.