İçeriğe geç

Bilinçaltının gücü Joseph Murphy kaç sayfa ?

Bilinçaltının Gücü: Joseph Murphy ve Duygusal Bir Yolculuk

Hayatımda okuduğum bazı kitaplar var ki, sadece kelimelerle değil, duygularla da beni derinden etkiliyor. O kitaplardan biri de Joseph Murphy’nin Bilinçaltının Gücü. Her sayfasında bir şeyler değişiyor, insanın içinde kıpırdanmalar yaratıyor. Ama bir kitap sadece sayfa sayısıyla ölçülür mü? Bir kitabın etkisi ne kadar okuduğunuzla değil, okudukça hissettiklerinizle şekillenir. Hadi, size bir anımı anlatayım, belki de “Bilinçaltının Gücü”nü okuma deneyimimle paralellik gösteren bir şeyler bulabilirsiniz.

Kitapla İlk Tanışmam

Kayseri’nin arka sokaklarından birinde, o eski kahve kokusuyla bezeli sahaflarda bir kitap buldum. Gözlerim hemen Joseph Murphy’nin kitabına takıldı: Bilinçaltının Gücü. O an içimde bir şeyler kıpırdadı, sanki bir ses bana “Almalısın” diyordu. İstediğim bir kitap değildi, hem de pek çok kez duyduğum, “Gelişim kitapları” kategorisindendi, ama o an içimde bir şeyler çok farklıydı.

Kitap çok kalın değildi, tam 288 sayfa. “Bu kadar mı?” diye düşündüm. Bir kitap ancak bu kadar sayfa olabilir mi? Ama bir yandan da inanılmaz bir heyecan vardı. İçimdeki çocuk, “Bu kadar kısa sürede bir hayatı değiştirebilir miyim?” diye soruyordu. İçimdeki yetişkin ise biraz daha temkinli, “Hayatını değiştirecek kadar büyük bir şey olamaz,” diyordu. Ama işte, kitaba olan ilgi tam da burada başlıyordu: Bilinçaltıma dokunacak bir şeyler vardı.

Okumaya Başladım, İçimdeki Karışıklık

Bir hafta sonu, Kayseri’nin o güzel ama sıkıcı akşamlarından birinde, elimde kitabım vardı. Her sayfasını çevirirken bir şeyler daha yoğunlaşıyordu içimde. Kitapla ilk temasımda hissettiğim hayal kırıklığı bir anda uçup gitmişti. Joseph Murphy’nin yazdığı her cümlede, bilinçaltımın o gizli güçlerine dair daha fazla şey keşfettim. Bazen düşünüyorum, “Bilinçaltının gücü, ne kadarını fark ediyorum?” diye. O kadar çok şey var ki, insan kendini bunlarla kavrulurken bulabiliyor. Okudukça, bu gücün ne kadar devreye girdiğini fark ettim.

Kitabın bana verdiği hisleri tarif etmek çok zor. Bir an önce değişmek istiyordum. Bir an önce her şeyi tersine çevirmek… İçimdeki sesler arasında gidip geliyordum. Bilinçaltının gücü başta kulağa sıradan bir şey gibi gelmişti ama okudukça her satırın beni başka bir yere götürdüğünü hissettim. Bir değişim arzusuyla dolu, büyük bir hayal kırıklığından umut ışığına geçişin başlangıcıydı.

Duyguların Savaşında

Her sayfayı okudukça, bir yandan umutla doluyordum, bir yandan da hemen her düşüncemle savaşıyordum. İçimdeki “başarısızlık” duygusu bir an olsun benden gitmek bilmiyordu. “Bilinçaltım nasıl böyle güçlü olabilir?” diye düşünüyor, bir taraftan da hep şüpheye düşüyordum. “Ya başarılı olamazsam?” ya da “Ya bu kitabı bir tür maneviyatla okursam ve hiç bir şey değişmezse?” diye sormadan edemiyordum.

Bir sabah, kahvemi alıp kitabı okumaya başladım. Bu sefer farklı bir şekilde hissettim. Gözlerim sayfalarda değil, ruhumda geziniyordu. Joseph Murphy’nin öğrettikleri, sanki içimde yankılanıyordu: Kendi düşüncelerimizle şekillendiririz hayatı. İşte o an, bilinçaltımın gücüne dair şüphelerim kayboldu, yerini korkusuzca ilerleyen bir güven aldı. Hayatımda belki de o an ilk kez, bir şeylerin gerçekten değişebileceğine inandım.

Kitap bana sadece düşüncelerimin gücünü anlatmakla kalmadı, aynı zamanda bu gücü kullanmanın ne kadar kolay olduğunu da öğretti. En büyük dersim şuydu: Bilinçaltını, nasıl yönlendirdiğini bilmediğin sürece, o seni yönlendirir.

Kitabın Etkisi ve Sonrasındaki Değişim

İşte, Joseph Murphy’nin kitabıyla olan ilişkim tam da böyle bir hikaye. Bilinçaltının gücü, bir noktada sadece sayfa sayısından ibaret kalmadı. Kitap bittiğinde, 288 sayfa değil, içimdeki düşünceler, içimdeki o büyük kayıp duygusunu ortadan kaldıran yeni bir bakış açısı vardı. Bilinçaltının gücüyle tanışmak, bana sadece bir kitap okumak değil, bir yaşam biçimi kazandırdı.

Şu an, Kayseri’nin soğuk akşamlarında tek başıma otururken bile, bazen kitabın sayfalarındaki kelimeleri hatırlıyorum. Ama hepsi artık farklı bir anlam taşıyor. Bilinçaltı bir zamanlar korkutucu bir bilinmezken, şimdi bana güç veren bir kaynağa dönüştü. İçimdeki genç ve duygusal ben, geçmişin izlerini silerken, şüpheci tarafım da değişime açık hale geldi.

Bu yolculuk, aslında sadece bir kitapla başlayan, ama içsel bir devrime dönüşen bir süreçti. O sabahlar, o günler… Belki de işte o anlar, bilinçaltımın gücünü anlamamı sağladı. Joseph Murphy’nin kitabı, bana sadece sayfa sayısı kadar değil, yaşadıklarım kadar değerli bir miras bıraktı.

Sizce bilinçaltımızın gücü, gerçekten yaşamı değiştirebilecek kadar güçlü mü? Ya da biz mi, ona şekil veriyoruz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort bonus veren siteler
Sitemap
betci giriş