Kayseri’de Bir Akşam Defterime Düşen Soru: Kürtçe Farsçaya Benzer mi?
Kayseri’de yaşadığım apartmanın küçük balkonunda oturup günlük tuttuğum akşamlardan biriydi. Hava serinlemişti, Erciyes’in uzaktan görünen silueti her zamanki gibi bana hem huzur hem de garip bir özlem veriyordu. 25 yaşındaydım ve hayatımın bu döneminde en çok yaptığım şeylerden biri, gün içinde aklıma takılan küçük ayrıntıları defterime yazmaktı.
Bazen bir insanın söylediği tek bir cümle, bazen sokakta duyduğum bir kelime, bazen de hiç beklemediğim bir karşılaşma saatlerce zihnimde dolaşıyordu. O akşam da böyle oldu.
Defterimin boş bir sayfasına büyük harflerle şu soruyu yazdım:
“Kürtçe Farsçaya benzer mi?”
Bu soru aslında sadece dillerle ilgili bir merak değildi. İçinde geçmiş, aile hikâyeleri, coğrafyalar, insanların birbirine benzeyen ve farklı kalan tarafları vardı. Ben bunu fark ettiğim anda içimde bir heyecan oluştu. Çünkü bazen bir kelimeyi anlamaya çalışırken aslında insanları anlamaya yaklaşıyorduk.
Küçük Bir Sohbetle Başlayan Büyük Merak
O gün öğleden sonra şehir merkezinde eski bir arkadaşım ile oturmuştum. Uzun zamandır görüşmediğimiz için konuşacak çok şeyimiz vardı. Çaylarımız masada soğurken konu bir şekilde dillere geldi.
Arkadaşım farklı dillerdeki benzerliklerden bahsediyordu. Bazı kelimelerin nasıl yüzyıllar boyunca yolculuk ettiğini anlatıyordu. Ben onu dinlerken içimde çocukluk merakı gibi bir duygu uyandı. Küçükken de bilmediğim kelimelerin anlamlarını öğrenmeyi severdim.
Bir anda ona sordum:
“Peki Kürtçe Farsçaya benzer mi?”
Bu soruyu sorarken aslında basit bir cevap bekliyordum. Belki sadece “evet” ya da “hayır” diyecekti. Fakat aldığım cevap beni daha fazla düşünmeye itti.
Kürtçe ve Farsçanın aynı dil ailesine, yani Hint-Avrupa dil ailesinin İranî diller grubuna bağlı olduğunu öğrendikçe şaşırdım. Benzerliklerin tesadüf olmadığını anlamak beni heyecanlandırdı. Fakat aynı zamanda bu dillerin birbirinin aynısı olmadığını öğrenmek de önemliydi.
O an biraz hayal kırıklığı hissettim. Çünkü bazen insan bir şeyi keşfederken kafasında çok net bir görüntü oluşturuyor. Ben de sanki Kürtçe ile Farsçanın aynı kapının iki farklı anahtarı gibi olduğunu düşünmüştüm. Oysa gerçek daha güzeldi: Aynı kökten gelen ama zaman içinde farklı yollar alan iki ayrı hikâye vardı.
Dillerin Kardeşliği Bana İnsanları Hatırlattı
O gece eve dönerken Kayseri sokaklarında yürüdüm. Hava soğuktu ama içimde garip bir sıcaklık vardı. Bir dilin geçmişini öğrenmek, bana insan hayatının ne kadar karmaşık ve güzel olduğunu düşündürdü.
Bir ağacı düşünüyordum. Kökleri aynı yerdeydi ama dalları farklı yönlere uzanıyordu. Kimi dal daha fazla güneş görüyordu, kimi dal başka bir rüzgârla büyüyordu. Ama hepsi aynı ağacın parçalarıydı.
Kürtçe ve Farsça arasındaki ilişkiyi de böyle hissettim.
Evet, iki dil arasında tarihsel ve yapısal benzerlikler bulunuyor. Kelimelerde, bazı dil bilgisi özelliklerinde ve ses yapılarında ortak noktalar görülebiliyor. Ancak bu durum Kürtçenin Farsçanın bir lehçesi olduğu anlamına gelmiyor. Kürtçe kendi geçmişi, kendi edebiyatı ve kendi kültürel birikimi olan bağımsız bir dildir.
Bunu öğrendiğimde içimde bir rahatlama oldu. Çünkü bazen benzerlikleri anlatırken farklılıkları unutabiliyoruz. Oysa gerçek zenginlik, hem ortak noktaları hem de ayrı güzellikleri görebilmekte saklı.
Günlüğümdeki En Duygusal Sayfalardan Biri
Eve geldiğimde her zamanki gibi günlüğümü açtım. Sayfanın üstüne tarihi attım ve yazmaya başladım.
“Bugün bir dil sorusunun aslında insan hikâyesi olduğunu fark ettim.”
Bu cümleyi yazarken gerçekten duygulandım. Çünkü bazen hayatımızda çok büyük olaylar yaşanmaz ama küçük bir düşünce bütün akşamımızı değiştirir.
Kürtçe ve Farsça hakkında öğrendiklerim bana uzak bir konu gibi gelmedi. Çünkü diller, sadece kelimelerden oluşmaz. Bir dilin içinde insanların sevinçleri, acıları, şarkıları, masalları ve hatıraları vardır.
Bir kelimenin yüzyıllar boyunca taşınması beni çok etkiledi. Bir insanın ailesinden kalan eski bir fotoğrafı saklaması gibi, toplumlar da dillerini taşır. Her kelimenin içinde geçmişten gelen küçük bir iz bulunur.
O gece kendimi hem heyecanlı hem de biraz hüzünlü hissettim. Çünkü dünyada birbirine benzeyen çok şey olduğunu ama bazen insanların bu ortaklıkları görmek yerine uzaklıkları büyüttüğünü düşündüm.
Kürtçe ve Farsça Arasındaki Benzerlikleri Anlamaya Çalışmak
Ertesi gün merakım devam etti. Defterime birkaç not daha aldım. Kürtçe ile Farsçanın neden benzer görüldüğünü anlamaya çalıştım.
İki dil de İranî diller grubunda yer aldığı için tarih boyunca ortak bir dilsel geçmişten etkilenmiştir. Bu yüzden bazı kelimelerde benzerlikler bulunabilir. Bazı temel kavramlarda, seslerde veya dil yapılarında yakınlıklar görülebilir.
Fakat burada önemli bir nokta var: Benzerlik, aynı olmak değildir.
Bunu kendime şöyle anlattım:
Aynı şehirde büyüyen iki insanın bazı alışkanlıkları benzer olabilir. Aynı yemekleri sevebilir, aynı sokaklardan geçmiş olabilirler. Ama yine de ikisinin ayrı karakterleri, ayrı anıları ve ayrı hayalleri vardır.
Diller de böyledir.
Kürtçe kendi içinde farklı lehçelere sahip zengin bir dildir. Farsça da uzun tarihi boyunca büyük bir edebiyat ve kültür oluşturmuş önemli bir dildir. İkisinin birbirine yakın yönleri olması, ikisinin değerini azaltmaz. Tam tersine bu ortak geçmiş, insanlık tarihinin ne kadar bağlantılı olduğunu gösterir.
Bir Akşam Çayında Gelen Farkındalık
Birkaç gün sonra yine aynı arkadaşımla buluştuk. Bu kez konu tekrar dillere geldi. Ona günlüğüme yazdıklarımdan bahsettim.
“Garip bir şey fark ettim,” dedim. “Bir dili anlamaya çalışırken aslında insanların hikâyelerini anlamaya çalışıyorum.”
Bunu söylerken kendimi daha olgun hissettim. Çünkü eskiden farklılıkları daha keskin görürdüm. Bir şey ya benzerdi ya da farklıydı. Şimdi ise arada kalan büyük alanın ne kadar değerli olduğunu anlıyorum.
Bir dilin başka bir dile yakın olması, aralarında bir bağ olduğunu gösterir. Fakat o bağ, farklılıkları yok etmez. Aksine farklılıkların içinde nasıl ortak bir geçmiş bulunduğunu gösterir.
Bu düşünce bana umut verdi.
Bu yazımızda “Kürtçe Farsçaya benzer mi” konusunu tüm detaylarıyla ele aldık. Takidizayn sayfamızı takip etmeye devam edin!
Kayseri Gecelerinde Düşündüğüm Şey
Şimdi hâlâ bazı akşamlar balkonuma çıkıp eski günlüklerimi karıştırıyorum. O sayfalardan birinde hâlâ şu soru duruyor:
“Kürtçe Farsçaya benzer mi?”
Ama artık bu sorunun cevabını sadece bilgi olarak görmüyorum.
Evet, Kürtçe ve Farsça arasında tarihsel ve dilsel benzerlikler vardır. İkisi de İranî diller ailesinde yer alır ve bazı ortak özellikler taşır. Ancak Kürtçe ve Farsça birbirinden farklı, kendine özgü iki dildir.
Benim için asıl önemli olan ise bu sorunun bana öğrettiği şey oldu.
Birbirine benzeyen şeyleri fark etmek insanı yakınlaştırır. Farklı olan şeylere saygı göstermek ise insanı büyütür.
O gece defterimi kapatırken içimde büyük bir huzur vardı. Küçük bir soru, bana kocaman bir düşünce kapısı açmıştı. Bazen hayatımızdaki en güzel keşifler büyük yolculuklarla değil, sessiz bir odada yazılan birkaç cümleyle başlıyor.
Ve ben hâlâ her yeni kelimede, her yeni hikâyede, insanların aslında ne kadar birbirine bağlı olduğunu hissediyorum.